E-Sarj Alt Yapı Değişikliğinin Başında Hager Geliyor

Otomotiv dünyası değişiyor. Elektrikli araçların çağı başladı. Gelecek yıllarda elektrikli araçların yedek parçalarını üreten çok sayıda markaların sektöre giriş yaptıklarını göreceksiniz. Dünya ve Türkiye’de yedek parça özelinde sektörün önemli markalarından Hager Group Türkiye Genel Müdürü İlker İŞGÖR sektör ve markaya dair görüşlerini dergimizin bu sayısında yer verdik. Keyifli okumalar.

1-Sektörünüz ve Türkiye özelinde değerlendirdiğinizde 2020 yılı şirketiniz açısından nasıl geçti?   

 2020 yılı bilindiği üzere pandemi gölgesinde geçti. Bu süreçte insanların evde daha fazla zaman geçirmesi, kullanılan enerjiyi konfora dönüştürme isteğini de beraberinde getirdi. Enerji ve zamandan tasarruf etmek isteyen kullanıcılar akıllı bina sistemlerine gözle görülür şekilde ilgi göstermeye başladı. 2020 yılında pandemiyle birlikte bir önceki seneye göre akıllı bina sistemlerine olan talebin yüzde 25’i aşkın bir oranda artış gösterdiğini gözlemliyoruz. Pandemi süreci bütün sektörleri etkilediği gibi başlarda bizi de etkiledi. Ancak salgın daha Avrupa’ya gelmeden önce tedarik zinciri bozulmaması için gerekli hammadde tedariğini ve bağlantılarını gerçekleştirdik, üretimimizi aksatmamak için önlemlerimizi aldık. Hager Group olarak, 2019 yılında 2.1 milyar Euro olan ciromuzu 2020 yılında 100 milyon Euro artırdık. 2021 yılında ise yılın ilk yarısı itibarı ile globalde çift haneli büyüme oranlarını gerçekleştirdik. Ülkemizde ise döviz bazlı olarak, çok daha yüksek büyüme oranlarını yakaladık.

2-Genelde gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Elektrikli araçlar sektörüne yatırım yapmanızın sebebi nedir?     

Hager kuruluşundan itibaren enerji sektöründe faaliyet gösteren bir firma. Asıl işi enerji dağıtım ve koruma olduğundan dolayı enerjinin verimli kullanılması için birçok yeni ürün ve çözümü bir arada sunuyor. Elektrikli araçların destek üniteleri konusunda Hager uzun zamandır faaliyet gösteriyor. Çünkü şirketin mottosu “gelecek elektrikte” anlayışı. Hager, 10 yıl önce elektrikli araçların ciddi bir ihtiyaç olacağını görüp, hizmet kalemlerinin arasına enerji verimliliğini sunan çözümler eklemişti.

3-Türkiye’de kurulmuş şarj istasyonlarınız var mı? Yok ise nerelere kurmayı planlıyorsunuz?

Türkiye’de başlangıç olarak bireysel şarj istasyonlarına yöneldik. Yaptığımız araştırmalar sonucunda ortama kullanım alışkanlıklarını belirledik. Bununla birlikte bireysel araçların çoğunlukla ya evde ya da işyerlerinde uzun süre otoparkta sabit kaldığını, araçların gün içerisinde ortalama 1 saatten daha az süre yollarda olduğunu gördük. Otomobillerin geri kalan 23 saat ise bekleme konumunda olduğunu belirledik. Ticari ve faturalandırma gereği duyan projeler için 3. parti servis sağlayıcısı firmalar ile anlaşma sağladık. Türkiye’de önümüzdeki dönemde bu alanda faaliyetlerimizi artıracağız.

4- Hager şarj istasyonlarını diğer üreticilerden ayıran en büyük farklılık nedir? 

 Avrupa pazarı elektrikli araç konusunda bizden daha ileri ölçüde yatırım yapıyor. Bu yüzden de alt yapı değişikliğinin başında Hager geliyor ve belirleyici bir oyuncu oluyor. Hager olarak, birçok Avrupa menşeili araç imalatçısı ile gerek onay kısmında gerekse araştırma geliştirme kısmında partnerlik yürütüyoruz.

5-Elektrikli araçlar için en büyük problemlerden biri de batarya konusu gibi görünüyor. Sizin elektrikli araçların bataryalarının ömrünü uzatmak için son kullanıcılara tavsiyeleriniz var mı?

 Bu konu tamamen araç ve batarya imalatçılarının gündemi. Ancak gün geçtikçe bataryaların kapasitesinin arttığını, ölçülerinin küçüldüğünü, hafiflediğini ve fiyatlarının düştüğünü takip ediyoruz. Biz, üreticilerin pazara sunmuş olduğu araçların batarya seviyesine göre hızlı ve güvenli şarj opsiyonları sunuyoruz. Bizim bataryanın ömrünü koruma adına üstlendiğimiz rol, onlara temiz ve stabil bir enerji akışı sunarak cihazın ömrünü sabit tutmaya çalışmak. Diğer taraftan güvenlik ön planda. Bir elektrikli aracın bataryası küçük çaplı bir üretim tesisini bile belirli süre besleyecek kapasitede. Artık depolanan gücü siz tahmin edin. Biz, bataryaların en doğru şekilde şarjını sağlayarak, araç kullanıcısını güven içinde tutuyoruz.

 6-E-mobilite için şarj dışında aktarma organlarında da üretiminiz olacak mı? ( kablo üretimi vs.)

 Bildiğimiz üzere elektrik hayatımızın bir parçası ve kullandığımız her cihaz bu enerjiden yararlanıyor. Elektrikli araçların da bu portföye dahil olmasıyla birlikte arz talep dengesinde  değişiklik yaşanacaktır. İşte bu arzın sürekliliğini sağlamak adına Hager olarak yenilenebilir enerjinin depolanması alanına katkı yapıyoruz ve bu dengenin korumasını amaçlıyoruz.

Donanım üretmekte artık tek başına bir şey ifade etmiyor. O donanımları kontrol edecek yazılımda en az donanım kadar önemli. Hager olarak biz bu alanda oldukça tecrübeliyiz. Uzmanlık alanımız tabi ki elektrifikasyon. Her ne kadar elektrik enerjisi kullanımının diğer önemli elemanları kablo ve aydınlatma olsa da Hager olarak bu alanlara yatırım yapmayı düşünmüyoruz.

 7-Elektrikli araçlar sektörü özelinde önümüzdeki yıllardan beklentiniz nelerdir? Bu yıl için hedefleriniz ve özellikle elektrikli araçlar konusunda stratejileriniz neler olacak?

 Açıkçası ülkemizde elektrikli araçlar pek fazla tanınmıyor. Elektrikli araçlar konusunda olumsuz görüş bildiren çevremizdeki insanların birçoğunun bir elektrikli araç dahi deneyimlememiş kişiler olduğunu görüyoruz. Bu araçların ekonomik oluşu ve çevre dostu özellikleri dışında konforu, gücü ve kullanım kolaylığı da tartışılmaz. Ayrıca elektrikli araçlar servis anlamında da yan sanayiyi ciddi anlamda değiştirecek. Örneğin yağ değişimi gibi bir süreç ortadan kalkacak, egzoz, vites tamiri gibi alt sektörlere de ihtiyaç olmayacak. Ancak eski içten yanmalı motorlu araçların elektrikli araçlara dönüşümünü yapacak ciddi bir sektör ortaya çıkacak. Örneğin bir içten yanmalı motorda ortalama 2 bin adet hareketli parça varken elektrik motorda ise sadece 17 adet parça var. Bu bilgi dahi bakım sürecinin ciddi anlamda dönüşeceğini gösteriyor.

Son zamanlarda birçok büyük otomobil imalatçısı kademe kademe 2030 veya 2035 yıllarına kadar fosil yakıt tüketen araçların imalatını durduracağı beyan ediyor. Ülkemizdeki otomotiv pazarı da elbette bu durumdan etkilenecektir. O yıllara kadar ciddi bir şekilde yeni yatırımlar olacak, yönetmelik düzenlemeleri de yaşanacaktır. Batarya imalatçıları da bu süreçte araç menzillerini artıracak yeni kapasiteler sunacaktır. Bizim hedefimiz ise sadece araç şarj istasyonları sağlamak değildir. Kullanıcıların mevcut enerjiyi tasarruflu, güvenli ve konforlu olarak tüketmesini sağlamaktır. Bu doğrultuda da sürekli olarak yeni teknolojiler geliştirmektir.