Modern otomobillerde akıllı sürüş destek sistemleri, yapay zekâ teknolojileri, sesli komut özellikleri ve araç içi büyük dil modelleri giderek daha fazla kullanılıyor. Teknolojinin otomobillerdeki rolünün büyümesiyle birlikte güvenlik anlayışı da değişiyor. Artık güvenli bir otomobil yalnızca sağlam gövde yapısı ve güçlü yolcu koruması sunan bir araç değil; aynı zamanda yol üzerindeki riskleri önceden algılayabilen ve akıllı sistemlerini farklı koşullarda güvenilir şekilde çalıştırabilen bir mobilite çözümü olarak değerlendiriliyor.
Çin’in otomotiv sektöründeki ihracat liderlerinden Chery, “For Family” marka değeri doğrultusunda güvenliği araç geliştirme sürecinin merkezine yerleştiriyor. Marka; pasif güvenlik, aktif güvenlik, risk önleme teknolojileri ve yapay zekâ güvenliği dahil olmak üzere otomobilin tüm yaşam döngüsünü kapsayan bütüncül bir güvenlik yaklaşımı geliştiriyor.
Chery’de güvenlik çarpışmadan önce başlıyor
Aileler için güvenli bir otomobil geliştirmek, yalnızca tek bir güvenlik teknolojisine veya test sonucuna bağlı değil. Bunun arkasında kapsamlı Ar-Ge çalışmaları, mühendislik süreçleri, simülasyonlar, fiziksel testler ve farklı kullanım koşullarında gerçekleştirilen doğrulama çalışmaları bulunuyor.
Chery, pasif güvenlik teknolojileri kapsamında yüksek dayanımlı gövde yapıları, çarpışma enerjisinin kontrollü şekilde yönetilmesini sağlayan mühendislik çözümleri ve çok katmanlı yolcu koruma sistemlerinden yararlanıyor. Olası bir çarpışma sırasında bu yapılar, darbe kuvvetlerinin emilmesine ve dağıtılmasına yardımcı olurken yolcu kabininin bütünlüğünün korunmasına katkı sağlıyor. Böylece güvenlik, çarpışma anında yolcuların korunmasına yönelik temel bir mühendislik yaklaşımı oluşturuyor.
Aktif güvenlik teknolojileri riskleri önceden algılıyor
Otomobillerde kullanılan sensörler, kameralar, uyarı sistemleri ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri; çevredeki araçları, yayaları, şeritleri ve yol koşullarını takip ederek potansiyel risklerin daha erken fark edilmesine yardımcı oluyor. Aktif güvenlik sistemleri, gerekli durumlarda sürücüyü uyararak veya sürüşe destek sağlayarak kazaların önlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Böylece otomobil güvenliği, yalnızca bir kaza gerçekleştiğinde yolcuları koruyan sistemlerden çıkarak kazaya neden olabilecek riskleri önceden azaltmaya odaklanan daha kapsamlı bir yapıya dönüşüyor. Chery, global Ar-Ge ağı ve araç güvenliği test altyapısı kapsamında simülasyon analizleri, fiziksel araç testleri ve farklı yol ve kullanım koşullarını içeren doğrulama çalışmalarını sürdürüyor. Marka, geliştirdiği güvenlik prensiplerini farklı pazarlardaki ürün ve teknolojilerine de uygulamayı hedefliyor.
Chery’den yapay zekâ güvenliği için iki uluslararası sertifika
Yapay zekânın otomobillerde çevre algılama, kullanıcı etkileşimi ve gelişmiş sürüş destek sistemleri gibi alanlarda daha fazla kullanılmaya başlaması, otomotiv güvenliği açısından yeni sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Yapay zekâ sistemlerinde kullanılan verilerin güvenilirliği, modellerin farklı hava ve yol koşullarındaki performansı, yazılım güncellemelerinin oluşturabileceği yeni riskler ve olası sistem hatalarının ne kadar hızlı tespit edilebildiği, günümüzde otomotiv sektörünün önemli güvenlik başlıkları arasında yer alıyor.
Chery bu nedenle yalnızca araç donanımlarının güvenliğine değil, yapay zekâ geliştirme ve yönetim süreçlerinin güvenliğine de odaklanıyor. UL Solutions ve TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmelerin ardından Chery, ISO/PAS 8800 Karayolu Araçlarında Yapay Zekâ Güvenliği Geliştirme Sistemi ve ISO/IEC 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi sertifikalarını aldı.
ISO/PAS 8800 ve ISO/IEC 42001 neden önemli?
ISO/PAS 8800, karayolu araçlarında kullanılan yapay zekâ sistemlerinin güvenli şekilde geliştirilmesi ve doğrulanmasına odaklanıyor. Bu kapsamda veri eğitimi, model geliştirme, fonksiyonel testler ve risk kontrolü gibi süreçler ele alınıyor.
ISO/IEC 42001 ise yapay zekâ teknolojilerinin kurumsal düzeyde yönetilmesine yönelik bir çerçeve sunuyor. Yapay zekâ stratejisi, veri yönetimi, sorumluluk mekanizmaları, sürekli izleme ve denetim gibi süreçler bu standardın kapsamı içerisinde değerlendiriliyor. Chery’nin bu iki standardı birlikte kullanması, otomotiv yapay zekâ teknolojileri açısından hem teknik geliştirme hem de kurumsal yönetim tarafında daha kontrollü, doğrulanabilir ve izlenebilir bir yapı oluşturulmasına katkı sağlıyor.
Otomobil güvenliğinde yeni dönem: Donanım, yazılım ve yapay zekâ
Otomotiv sektöründe güvenlik artık yalnızca aracın gövde dayanıklılığı veya hava yastıkları gibi fiziksel unsurlarla değerlendirilmiyor. Pasif güvenlik sistemleri çarpışma sırasında yolcuları korurken, aktif güvenlik teknolojileri olası tehlikeleri önceden algılamaya yardımcı oluyor. Yapay zekâ sistemleri ise araçların çevreyi algılama, karar destek ve kullanıcı etkileşimi gibi yeteneklerini geliştiriyor. Bu nedenle geleceğin güvenlik anlayışında araç donanımı, yazılım, yapay zekâ, sensör teknolojileri ve insan-makine etkileşiminin birlikte değerlendirilmesi önem kazanıyor. Chery de güvenlik yaklaşımını bu bütünsel yapı üzerine kurarak araç, yolcu, akıllı sistemler ve gerçek kullanım senaryolarını aynı güvenlik ekosistemi içerisinde ele almayı hedefliyor.
“For Family” yaklaşımında teknoloji insan odaklı gelişiyor
Chery’nin güvenlik stratejisinin merkezinde “For Family” yaklaşımı bulunuyor. Marka, yeni teknolojilerin yalnızca teknik açıdan gelişmiş olmasının yeterli olmadığını; bu teknolojilerin kullanıcıların günlük yaşamına güvenilir ve gerçek bir değer katması gerektiğini savunuyor. “For Family, For Champion” yaklaşımını temsil eden Robert Lewandowski, global kullanıcı topluluğu WCWL (With Chery With Love) ve AiMOGA ile yürütülen akıllı teknoloji çalışmaları da Chery’nin kullanıcı odaklı teknoloji vizyonunun farklı unsurlarını oluşturuyor.
Chery; güçlü gövde yapılarından aktif güvenlik sistemlerine, akıllı mobilite çözümlerinden yapay zekâ güvenliği çalışmalarına kadar uzanan kapsamlı yaklaşımıyla otomobil güvenliğini yeni bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Marka, global Ar-Ge altyapısı ve uluslararası standartlardan yararlanarak hem araç güvenliği hem de yapay zekâ güvenliği alanındaki çalışmalarını geliştirmeye devam ederken, “Safety. For Family” yaklaşımını her yolculukta ailelere daha güvenli ve güven veren bir mobilite deneyimi sunacak şekilde ileri taşımayı amaçlıyor.






