EPDK’nın 2026 yılı ilk yarı verilerine göre geçen yılın aynı dönemine kıyasla şarj hizmetine bağlı elektrik tüketimi yüzde 153,5, toplam şarj süresi yüzde 137,4 ve şarj işlemi sayısı yüzde 96,6 arttı. Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, sektörün bundan sonraki büyümesini soket sayısından çok hız, süreklilik ve kullanıcı deneyiminin belirleyeceğini vurguladı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından açıklanan 2026 yılı ilk yarı verileri, Türkiye’nin elektrikli araç şarj ekosisteminin başlangıç aşamasını geride bırakarak güçlü bir ölçeklenme dönemine girdiğini ortaya koydu. Şarj işlemi sayısı, toplam şarj süresi ve tüketilen elektrikteki hızlı artış hem elektrikli araç parkının büyüdüğünü hem de mevcut kullanıcıların altyapıyı daha yoğun kullanmaya başladığını gözler önüne sermiş oldu.
Geçen yılın aynı dönemine göre şarj hizmetine bağlı elektrik tüketiminin yüzde 153,5, toplam şarj süresinin yüzde 137,4 ve şarj işlemi adedinin yüzde 96,6 yükselmesi, elektrikli mobilitenin günlük hayatın daha güçlü bir parçasına dönüştüğüne işaret etti. Elektrik tüketimindeki artışın işlem sayısındaki yükselişin üzerinde gerçekleşmesi ise şarj başına tüketilen enerjinin arttığını ve yüksek güçlü şarj altyapısına duyulan ihtiyacın büyüdüğünü gösterdi.
Rekabetin yeni ölçütü verimlilik
Verileri değerlendiren Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, elektrikli araç kullanıcılarının beklentilerinin de ekosistemle birlikte değiştiğine “Elektrik tüketimindeki artışın şarj işlemi sayısındaki artışın üzerinde gerçekleşmesi, kullanıcıların araçlarını daha yoğun kullandığını ve yüksek güçlü altyapı ihtiyacının giderek arttığını gösteriyor. Hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet artık ek bir avantaj değil, temel bir beklenti. Sektörde başarı yalnızca soket sayısıyla değil, altyapının kullanıcıya sağladığı gerçek değer ve kullanım verimliliğiyle ölçülecek” sözleriyle dikkat çekti.
Karabulut, yeni dönemde rekabeti; doğru lokasyon seçimi, yüksek güçlü DC şarj altyapısı, operasyonel süreklilik, dijital kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilir işletme modelinin belirleyeceğine dikkat çekti. Otoyollar, şehirler arası ulaşım koridorları, ticari filolar ve kullanım yoğunluğu yüksek lokasyonlarda kapasitenin güçlendirilmesi, kullanıcı memnuniyetinin yanı sıra yatırımların verimliliğini de artıracak.

Lumicle stratejik lokasyonlara yoğunlaşıyor
Lumicle’ın büyüme stratejisini bu dönüşüme göre şekillendirdiklerini belirten Karabulut, şirketin odağında stratejik lokasyonlarda yüksek güçlü DC altyapısının yaygınlaştırılması bulunduğunu söyledi: “Hedefimiz yalnızca şarj noktası sayısını artırmak değil yüksek güçlü DC altyapımızı stratejik lokasyonlarda yaygınlaştırarak hızlı, güvenilir ve erişilebilir bir şarj deneyimi sunmak. Dijital altyapımızı güçlendirmeye, roaming kabiliyetlerimizi geliştirmeye ve operasyonel mükemmeliyeti artırmaya odaklanıyoruz. Elektrikli mobilitenin sürdürülebilir büyümesinde kullanıcı deneyiminin en az altyapı yatırımları kadar kritik olduğuna inanıyoruz.”
Elektrikli ulaşım, otomotivdeki dönüşümün ötesinde enerji, teknoloji ve dijitalleşmenin kesişiminde yeni bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Türkiye’nin büyüme ivmesinin; özel sektör yatırımları ve düzenleyici çerçevenin desteğiyle önümüzdeki yıllarda bölgesel ölçekte güçlü bir başarı hikâyesine dönüşmesi bekleniyor. Bu dönüşümün merkezinde ise kullanıcı odaklı, sürdürülebilir ve yüksek kaliteli şarj altyapısı yer alıyor.


